SEO Snippet:
İstanbul’da yaşanan kanlı olayın ardından tutuklanan ünlü türkücü İzzet Yıldızhan, emniyetteki ifadesinde cinayet haberini sosyal medyadan öğrendiğini söyledi. Yıldızhan, olayın bir kavga olduğunu zannettiğini belirtti. Savcılık ise Yıldızhan ve baba Bilal Kadayıfçıoğlu’nun Alaattin Kadayıfçıoğlu’nu saklamaya çalıştığına dair deliller olduğunu iddia ediyor.
Ünlü Sanatçı İzzet Yıldızhan’dan Çarpıcı Savunma: Cinayetden Haberim Yoktu!
İstanbul Ümraniye’de meydana gelen ve tüm Türkiye’yi sarsan kanlı olayın ardından, ‘suçluyu kayırma’ suçlamasıyla cezaevine gönderilen ünlü sanatçı İzzet Yıldızhan‘ın emniyetteki sorgusunda verdiği ifadeler ortaya çıktı. Yıldızhan, olay gecesi ve sonrasında yaşanan iletişim trafiğini detaylı bir şekilde anlatırken, olayın bir cinayet olduğunu çok sonradan öğrendiğini öne sürdü.
Gece Gelen Telefon: Sadece Bir Kavga Mıydı?
İzzet Yıldızhan, ifadesinde olay gecesi Alaattin Kadayıfçıoğlu’nun akrabası Metin Kadayıfçıoğlu tarafından arandığını ve kendisine Alaattin’in bir kavgaya karıştığı bilgisinin verildiğini aktardı. Yıldızhan, bu ilk bilgiyi duyduğunda “İnşallah önemli bir şey yoktur” diyerek endişelendiğini belirtti. Telefonu kapattıktan sonra ise Alaattin’in babası Bilal Kadayıfçıoğlu’nu aradığını ancak kendisine ulaşamadığını da sözlerine ekledi.
Haberler ve Sosyal Medya: Gerçeğin Perde Arkası
Ertesi gün yaşananları anlatan Yıldızhan, savcılık tarafından yöneltilen suçlamaları reddederek şok eden bir savunma yaptı. Bilal Kadayıfçıoğlu ile görüştüğünü ve babanın da olaydan tam olarak haberdar olmadığını, ilk uçakla Türkiye’ye geleceğini söylediğini aktardı. Kendisinin de akşam saatlerinde Ankara’dan İstanbul’a geçtiğini belirten Yıldızhan, asıl şok edici detayı ise şu sözlerle dile getirdi: “Böyle bir olay (cinayet) olduğunu sosyal medyadan duydum ve haberlerden okudum. Daha sonra Bilal Türkiye’ye gelince buluştuk.”
Gazete Seyyar Analizi: Bilgi Kirliliği mi, Stratejik Hamle mi?
24 Mart 2026 tarihi itibarıyla İzzet Yıldızhan’ın ifadesi, kendisinin olaydan tamamen ‘haberiz’ olduğu ve olayın vahametini sonradan öğrendiği temeline dayanıyor. Ancak savcılık makamı, Yıldızhan ve baba Bilal Kadayıfçıoğlu’nun olay sonrası Alaattin Kadayıfçıoğlu ile irtibata geçtikleri ve onu saklamaya yönelik hareket ettikleri yönünde güçlü delillerin bulunduğunu savunuyor. Bu durum, Yıldızhan’ın ‘kavga sanıyordum’ savunmasının, mahkemenin elindeki delil durumu ve teknik takip verileriyle (HTS kayıtları) ne kadar örtüştüğünün incelenmesi gerektiğini gösteriyor. Ünlü bir sanatçının böylesine ciddi bir suçlamayla karşı karşıya kalması, davanın magazin gündemini aşan, adli açıdan son derece önemli bir boyuta ulaştığının da bir göstergesi olarak dikkat çekiyor.