Savcı Muhammed Çağatay Kılıçarslan’ın, bir kadın hakime yönelik gerçekleştirdiği silahlı saldırının ardından mahkemede verdiği savunma, kamuoyunda ve yargı camiasında büyük yankı uyandırdı. Kılıçarslan’ın ifadeleri, olayın ciddiyetini ve sanığın ruh halini gözler önüne sererken, tepkilere neden oldu.
Savcı Kılıçarslan’dan Şok İfadeler
Mahkemede savunmasını yapan savcı Kılıçarslan, adeta kan donduran açıklamalarda bulundu. Kadın hakimi vurma eylemiyle ilgili olarak, “Kastım öldürme olsa kafasına tek kurşunla öldürebilirim. Kendisini öldürmek istesem zaten öldürürdüm” diyerek öldürme kastının olmadığını iddia etti. Olayın bir aşk ve hamilelik meselesi olduğunu öne süren Kılıçarslan, “O da bana aşık oldu, hamile kaldı sonuçta. Tamamen bir aşk hadisesi. Ben kimsenin kazara hamile kalacağına inanmıyorum” şeklinde konuştu. Bu ifadeler, olayın romantik bir boyutu olduğu algısını yaratmaya yönelikti.
Emniyet Teşkilatına ve Adliye Çalışanlarına Hakaret
Savunması sırasında emniyet teşkilatını da hedef alan Kılıçarslan, polis memurlarının beceriksizliğini ima ederek, “Polis memurlarında biraz akıl olsa beni zaten vururlardı. Çok uzun bir derdest edilme müdahalesi yapıldı. Polis memurlarımız bu konuda çok becerikli değil biliyorsunuz” dedi. Kendisine müdahale ederek olası daha büyük bir faciayı önleyen adliye çalışanlarını da küçümseyen Kılıçarslan, “Çaycı da kahraman olmaya çalışmış, ‘yere yatırdım’ falan diyor” ifadelerini kullandı. Olayın bir an önce unutulmasını istediğini belirten Kılıçarslan, “Ben artık bu olaydan sıyrılmak ve olayı unutmak istiyorum. Benim bu olayı unutmam herkesin kârı” diyerek durumu geçiştirmeye çalıştı.
Yargı Camiasında Üzüntü ve Hayret
Savcı olduğunu ve babasının da 30 yıl bu mesleğe emek verdiğini hatırlatan Kılıçarslan, yargı camiasının bu olayla anılmasından duyduğu üzüntüyü dile getirse de, savunması boyunca sergilediği kibirli ve küçümseyici tavır mahkeme heyeti ve izleyiciler tarafından hayretle karşılandı. Mağdur kadın hakimin ise duruşma boyunca yaşadığı travmanın izleri yüzünden okunuyordu. Bu savunma, yargı sistemine olan güveni sarsarken, kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda da önemli soruları gündeme getirdi.