Orta Doğu’da Savaşın Gidişatını Değiştiren Analiz: Ali Şahin’den Ezber Bozan Açıklamalar
Orta Doğu’da tansiyonun zirve yaptığı, füzelerin havada uçuştuğu bir dönemde AK Parti Gaziantep Milletvekili ve tecrübeli siyasetçi Ali Şahin, savaşın gidişatına dair ezber bozan bir değerlendirme yayınladı. Şahin’e göre, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları, beklenen “rejim değişikliği” yerine tam tersi bir etki yaratarak hem İran halkını birleştirdi hem de küresel kamuoyunda İsrail antipatisini zirveye taşıdı.
Minab’daki Katliam Savaşın Kırılma Noktası Oldu
Milletvekili Ali Şahin, savaşın henüz ilk saatlerinde İran’ın Minab kentinde bir okulun vurulmasına dikkat çekti. Saldırıda 170 kız çocuğunun katledilmesinin küresel vicdanda bir deprem yarattığını ifade eden Şahin, “Bu vahşet savaşın sonucunu belirledi. ABD ve İsrail, askeri güçle kazandıklarını sansalar da küresel vicdanda ilk saatte yenildiler. İran ise kazandığı sempati ile zaferini ilan etti” dedi.
Halkı Birleştiren Yanlış Hesap: “Rejim Güncellendi”
Saldırı öncesinde İran içinde seküler kesim ile molla destekçileri arasında yaşanan derin ayrışmanın, bombalarla birlikte ortadan kalktığını belirten Ali Şahin, Trump ve Netanyahu’nun “ayaklanın” çağrısının ters teptiğini vurguladı. Şahin, “Halk rejime karşı değil, ABD ve İsrail’e karşı ayağa kalktı. Hamaney’in öldürülmesi rejimi yıkmadı; aksine tüm dünyadaki Şiileri intikam hissiyle birleştirerek rejimi güncelleyip güçlendirdi” ifadelerini kullandı.
Körfez Ülkelerinde “ABD Üsleri” Sorgulanıyor
Savaşın yayılmasıyla birlikte Körfez ülkelerinin kendilerini “ara köteği” yer halde bulduğunu söyleyen Şahin, bölgedeki ABD varlığına dair çarpıcı bir tespitte bulundu. Körfez ülkelerinin, kendi topraklarındaki ABD üslerinin kendilerini değil sadece İsrail’i korumak için var olduğunu anladıklarını belirten Şahin; “Hatta ABD’nin İran tarafından vurulan bu üslerde kendi kendini dahi koruyamadığını gördüler. Bu durum bölge halkları nezdinde İran’a olan sempatiyi artırdı” dedi.
Ekonomik Türbülans ve Hürmüz Boğazı Faktörü
İran’ın stratejik bir hamleyle Hürmüz Boğazı’nı kapatmasının dünya ekonomisini büyük bir türbülansa soktuğunu hatırlatan Ali Şahin, bu durumun faturasının dünyada ABD ve İsrail’e kesildiğini belirtti. Şahin, ABD kamuoyunda dahi “İsrail, Amerika’dan daha mı önemli?” sorusunun yüksek sesle sorgulanmaya başladığını, bunun da Amerikan siyasetinde ciddi bir çatlağa yol açacağını öngördü.
Rusya ve Çin’in “Sessizliği” Yadırgandı
Süreç boyunca İran’ın müttefikleri olan Rusya ve Çin’in sessiz kalmasının tüm dünyada dikkat çektiğini belirten Şahin, bu durumun müttefiklik ilişkilerinde bir güven bunalımı yaratabileceğini ifade etti. Orta Doğu ülkelerinin güvenlik konusunda hem ABD’ye olan güvenlerini yitirdiğini hem de Rusya ve Çin’in etkinliğinin sorgulanır hale geldiğini sözlerine ekledi.
Uzayan Savaş İran’ı Güçlendiriyor
Ali Şahin analizini şu sarsıcı cümlelerle tamamladı: “Kendi içinde yorgun ve kırılgan olan İran rejimi için bir ‘hatırlatma dozu’ yapılmak istenseydi bundan daha iyisi olamazdı. Uzayan süreç İran’ı sempatikleştirip güçlendirirken; ABD ve İsrail’i zayıflatıp sevimsizleştiriyor. Müzakere masasına dönülmesi halinde İran masadan çok daha güçlü bir aktör olarak kalkacaktır.”
