Türkiye’de buğday üreticileri için 2026 yılına yönelik yeni destek modelleri ve fiyat beklentileri gündemde. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın getirdiği yenilikler ve girdi maliyetlerindeki artışlar, çiftçinin gelirini doğrudan etkileyecek. Piyasa analistleri, yeni sezon için buğday alım fiyatlarının ne kadar olacağını ve bu rakamları hangi faktörlerin belirleyeceğini masaya yatırıyor.
2026 Buğday Fiyatları İçin Gözler Mayıs Ayında
Ulusal Hububat Konseyi’nin hem rekor üretim umutları hem de kuraklık endişeleriyle şekillenen piyasasında, 2026 yılı buğday fiyatları için kritik eşik Mayıs ayına işaret ediyor. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın (TMO) devreye aldığı yeni “Planlı Üretim” destek modeli, çiftçinin cebine girecek rakamlar hakkında ilk sinyalleri vermeye başladı. Küresel piyasalarda arz fazlası konuşulsa da, Türkiye iç pazarındaki maliyet enflasyonu ve iklim koşulları, 2026 buğday fiyat denklemini yeniden kuruyor.
TMO’nun Taban Fiyatı ve Yeni Beklentiler
Geçtiğimiz 2025 hasat döneminde TMO’nun açıkladığı 13.500 TL/ton (Ekmeklik Buğday) taban fiyatı, piyasada önemli bir referans noktası olmuştu. Ancak 2026 sezonuna girerken, girdi maliyetlerindeki belirgin artış ve TMO’nun stok yönetimi stratejileri, yeni sezon fiyatlamasında “maliyet artı refah payı” beklentisini güçlendiriyor. Piyasa analistleri ve tarım yazarları, henüz resmi bir rakam telaffuz etmese de, yaptıkları matematiksel projeksiyonlar 17.000 TL – 19.000 TL bandını işaret ediyor.
Destekleme Modelindeki Yenilikler Fiyatları Nasıl Etkileyecek?
Bu beklentiyi besleyen iki ana faktör bulunuyor. Birincisi, girdi enflasyonu; mazot, gübre ve zirai ilaç maliyetlerindeki yıllık artışın taban fiyata yansıtılması talebi. İkincisi ise Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2026 üretim yılı için hayata geçirdiği yeni “Katsayı Bazlı” destek sistemi. Bu yılın en kritik gelişmesi, “mazot-gübre desteği” kavramının değişmesi ve buğdayın stratejik ürün olarak “Planlı Üretim” kapsamına alınması oldu. Yeni modelde çiftçiye, dekar başına 403 TL temel destek ve belirlenen havzada ekim yapanlara +403 TL ilave planlı üretim desteği olmak üzere toplamda dekar başına 806 TL net nakit destek sağlanacak. Bu rakam, maliyet kaleminde ciddi bir sübvansiyon anlamına geliyor ve açıklanacak taban fiyatın çiftçi üzerindeki net kar etkisini artırıyor.
İklim Faktörü: Rekolteyi ve Fiyatları Nasıl Şekillendirecek?
Ulusal Hububat Konseyi (UHK) Başkanı Özkan Taşpınar’ın Şubat başındaki açıklamaları, piyasaya bir nebze olsun rahat bir nefes aldırdı. Son yağışların İç Anadolu ve Güneydoğu’da kuraklık riskini azalttığını belirten Taşpınar, “Bahar yağışları normal seyrederse rekor üretim konuşuruz” mesajı vermişti. Ancak uzmanlar, Nisan yağışlarının beklenen seviyenin altında kalması durumunda rekoltenin 18 milyon tonun altına çekilebileceği ve bunun da serbest piyasa fiyatlarının TMO fiyatının üzerine fırlamasına (agresif fiyatlama) neden olabileceği konusunda uyarıyor. Bu durum, çiftçinin satış stratejisini de doğrudan etkileyecek.
2025 Gerçekleşen ve 2026 Beklentileri Karşılaştırması
Aşağıdaki tablo, 2025 sezonunda gerçekleşen veriler ile 2026 sezonu için yapılan piyasa projeksiyonlarını karşılaştırmaktadır. Veriler TMO açıklamaları ve piyasa projeksiyonlarına dayanmaktadır.
| Kriter | 2025 Sezonu (Gerçekleşen) | 2026 Sezonu (Piyasa Projeksiyonu) |
| TMO Alım Fiyatı | 13.500 TL / Ton (Ekmeklik) | 17.500 – 18.500 TL (Tahmini) |
| Destek Tutarı | Mazot/Gübre (Eski Sistem) | 806 TL / Dekar (Yeni Sistem) |
| Küresel Fiyat | 260$ Bandı (Baskılı) | 250$ – 260$ (Yatay Seyir) |
| Ana Risk | Yüksek Maliyet Baskısı | Bahar Kuraklığı İhtimali |
| Çiftçi Stratejisi | TMO’ya Satış Ağırlıklı | Piyasa Fiyatı Takibi (Stoklama) |
Kaynak: Haber Merkezi – TMO Geçmiş Dönem Verileri.

